Değerli Okuyucular, Bazı meseleler vardır; onları yalnızca güvenlik raporlarıyla, seçim hesaplarıyla ya da bürokratik kavramlarla anlayamazsınız. Çünkü onlar aynı zamanda bir hafıza, bir kırgınlık, bir aidiyet ve birlikte yaşama krizidir. Türkiye’de Kürt meselesi tam da böyle bir meseledir. Türkiye uzun yıllar boyunca Kürt sorununu yalnızca devletin diliyle anlamaya çalıştı. Oysa mesele bazen bir köyün suskunluğu, bazen Türkçe bilmediği için devlet …
Read More »Haber
REVAN’IN SON HANI: HÜSEYİN KULU HAN
Değerli Okuyucular, Bazı şehirler bir günde düşmez, bir günde üzerini toz perdesi kaplamaz. Kale kapıları kırılmadan önce hafızası yorulur, surları aşılmadan önce ruhu incinir. Çarşıları açık kalır, fırınlarında ekmek pişer, sokaklarında çocuk sesleri dolaşır. Hayat görünüşte devam eder. Fakat dikkatle bakanlar bilir ki şehir artık eski şehir değildir. Çünkü bazı şehirler top ateşi yerine zamanın acımasız dalgalarına yenik düşerek tarihin …
Read More »BİR ZAMANLAR IĞDIR: 1980 YAZINDA SAĞ-SOL GERİLİMİ
Değerli Okuyucular, Iğdır’ın genç ve iddialı araştırmacı yazarlarından Nihat Öner, bir süre önce bana 15 Temmuz 1980 tarihli Milliyet gazetesinde yayımlanan önemli bir kupürü gönderdi. İlk satırlarını okuduğum anda bunun sıradan bir gazete haberi olmadığını anladım. Bu metin, bir dönemin ruh hâlini taşıyan tarihî bir tanıklıktı. Bu nedenle, üzerinde gereksiz yorumlarla gölge oluşturmadan, metni mümkün olduğunca asli hâliyle yayımlamanın daha …
Read More »GÜNEY KAFKASYA TARİHİNDEN BİR KESİT: HANLIKLAR, GUBERNİYALAR VE 1905–1920 KIRILMASI
Değerli Okuyucular, Güney Kafkasya’nın 18. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan tarihi, bir coğrafyanın üç ayrı siyasal düzeni arka arkaya yaşamasının hikayesidir. Önce hanedanlık düzeni, sonra imparatorluk bürokrasisi (guberniya), ardından devrim, milliyetçilik ve sınır savaşları. Bu dönüşümün merkezinde Aras havzası ve özellikle Surmalu Uyezdi, yani Iğdır hattı yer alır. 1720’ler Çözülmesi, 1747 Sonrası Hanlıkların Yükselişi 1720’ler Safevî düzeninin çözülmeye başladığı, merkezî İran …
Read More »EY AMERİKA, ELİNİ İRAN’DAN ÇEK!
Değerli okuyucular, Bu yazı İran rejimini savunmak için değil, uluslararası siyasette giderek sıradanlaşan çifte standardı ve güç merkezli ahlak anlayışını dikkatinize sunmak amacıyla kaleme alınmıştır. Bugün Amerika Birleşik Devletleri, bütün siyasi, ekonomik ve askerî gücüyle İran’ı fiilen bir ablukaya almış durumdadır. Washington’un Tahran’a yönelttiği talepler iki başlık altında toplanmaktadır: İran’da protestocuların öldürülmesine son verilmesi ve İran’ın nükleer programından vazgeçmesi. İran’da …
Read More »SİMON BOLİVAR’DAN MADURO’YA: LATİN AMERİKA’DA MÜDAHALE KÜLTÜRÜNÜN TARİHSEL SÜREKLİLİĞİ
Değerli Okuyucular, ABD, birkaç gün önce yaptığı resmî açıklamayla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun uluslararası bir operasyon kapsamında ele geçirildiğini, kokain ticareti ve organize suç suçlamalarıyla ABD’ye götürüldüğünü ve Amerikan mahkemelerinde yargılanacağını duyurdu. Washington’a göre bu, uyuşturucu trafiğine karşı yürütülen meşru bir hukuk ve güvenlik operasyonuydu. Venezuela yönetimi ise yaşananları, egemen bir devletin görevdeki başkanının zorla alıkonulması olarak niteledi. Çok …
Read More »HURÇ CEMİLE
Değerli Okuyucular, (NOT: Bu yazı daha önce yayımlanmıştı, ancak okuyuculardan gelen istek üzerine yeniden yayımlıyorum.) “Hurç” Kürtçe bir kelimedir. “Ayı” anlamına gelir. Söylememe gerek yok, Cemile de bir bayan ismidir. Bu durumda başlığın Türkçe karşılığı “Ayı Cemile”dir. Bu isim ilk anda sizler için çok fazla bir şey ifade etmeyebilir. Bu bir küfür mü, yoksa ayı gibi kıllı bir bayanı tarif …
Read More »İNTİKAM PEŞİNDE BİR GENÇ: MISTO
Değerli Okuyucular, Okuyacağınız hikâye gerçek bir olaya dayanır. Çocukluğumdan beri birkaç farklı versiyonunu dinlediğim bu trajik hikâyenin hangi versiyonunu esas almam gerektiği konusunda bir tereddüt yaşadım. Şöyle bir durum hayal ediniz: Apartman yönetiminin isteğiyle bir görevli her apartmana girmekte ve ilaçlama yapmaktadır. Ertesi gün komşuların kapısını çalıp bir gün önce ilaçlama yapmak için bir görevlinin gelip gelmediğini ve eğer geldiyse …
Read More »TARİHİN GİZLİ ZİNCİRİ
Değerli Okuyucular, Tarihin akışında gelişmeler çoğu zaman gözümüze ani sıçramalar gibi görünür. Büyük icatlar, büyük keşifler ve bir anda ortaya çıkmış gibi duran yeni fikirler… Oysa bu görüntü yanıltıcıdır. İnsanlık tarihinin hemen her alanında ister teknolojide olsun ister bilimde, felsefede ya da toplumsal yapıda, ilerleme aslında sessiz ve kademeli bir birikimin sonucudur. Bir aşama gerçekleşmeden bir sonrakinin ortaya çıkması mümkün …
Read More »MELAYÊ CIZÎRÎ: KÜRT KÜLTÜR HAFIZASINI ŞİİRE DÖKEN BÜYÜK FİLOZOF
Son günlerde Cizre, tarihinin en anlamlı kültürel buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Melayê Cizîrî Sempozyumu, bölgenin dört bir yanından akademisyenleri, araştırmacıları ve entelektüelleri bir araya getirerek büyük şairin mirasını yeniden gündeme taşıdı. Etkinliğin en dikkat çekici yönlerinden biri ise, Kuzey Irak Kürdistan Bölgesi’nin onursal başkanı Mesud Barzanî’nin de sempozyuma katılmasıydı. Barzanî’nin bu anlamlı ziyareti, Melayê Cizîrî’nin yalnızca Cizre’nin değil, …
Read More »KOLOMB HİNDİSTAN’A GİDİYORDU, ŞİMDİ HİNDİSTAN GELDİ
Değerli Okuyucular, Son yıllarda Amerika’da dikkat çeken bir gelişme yaşanıyor. Hindistan kökenli göçmenlerin çocukları iş dünyası ve siyasette zirveye tırmanıyorlar. New York Belediye Başkanlığı için yarışan adaylardan biri, Hindistan kökenli Zohran Mamdani. Genç, enerjik ve iddialı bir siyasetçi. Kampanyasında yoksulluk, ulaşım adaleti ve konut krizi gibi konulara odaklanıyor. Duruşu hem Amerikan hem de Hint kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Zohran Mamdani …
Read More »ABD’DE IĞDIRLI BİR GENÇ: ÖMER PAÇAL
Değerli Okuyucular, Geçen gün Washington’dan bir e-posta aldım. Gönderen, Ömer Paçal. Iğdır’ın Teraş (Yazlık) köyünde doğmuş. Gelturan (Gelturî) aşireti mensubu. Şimdi George Mason Üniversitesi’nde sosyoloji doktorası yapıyor. Yazısında, “1970 ile 1990 arasında devletin Kars’tan Van’a kadar uzanan dağlık sınır hattında piyasayı nasıl inşa ettiğini” araştırdığını söylüyordu. Cümlelerini okudukça, uzak bir ülkede oturmuş bir hemşehrinin, kendi toprağının sosyolojisini yeniden kurmaya çalıştığını …
Read More »DELİORMAN’DAN IĞDIR’A BULGAR GÖÇMENLERİ
Değerli Okuyucular, Iğdır’ımızın genç araştırmacı-yazarlarından Nihat Öner, bir zamanlar Erzurum’da yayımlanan Doğu Gazetesi’nin 9 Kasım 1937 tarihli nüshasında “Fuad Araslı” imzasıyla çıkan, “Anayurtta Yeni Irkdaşlar” başlıklı yazıyı bana gönderince hem bu yazıyı olduğu gibi yayımlamak hem de kısaca da olsa Iğdır’a yerleşik Bulgar Göçmenleriyle ilgili bazı bilgileri siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim. Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923), Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası …
Read More »RUSÇA İLE DANS VE LENİNGRAD
Değerli Okuyucular, Bugünkü yazım üç bölümden oluşuyor: İlk önce “Rusça ile Dans ve Leningrad” yazımı okuyacaksınız. İkinci bölümde Iğdır’ın ilk Amerikalı gelini ve 94 yaşını kutlamaya hazırlanan Claudette Aras’tan Iğdırlılara kısa bir selam mesajının takdimiyle devam edeceğim ve nihayet üçüncü bölümde Iğdır’ın gelmiş geçmiş en büyük anekdot zekâsı Hamit Hun’dan bir fıkrayla yazımı tamamlamış olacağım. RUSÇA İLE DANS Iğdır, dillerin …
Read More »IĞDIR KREOLU VE İKİ YAZAR: ASIM KESER VE MEHMET KUM
Değerli Okuyucular, Diller yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda tarihlerin ve karşılaşmaların aynasıdır. İnsan toplulukları farklı coğrafyalarda bir araya geldiklerinde, çoğu kez yeni bir dil ve kültür doğar. İşte “kreol” kavramı da bu karşılaşmaların ürünü olarak tarih sahnesine çıkmıştır. Kreol, özellikle sömürgecilik çağında doğan bir olgudur. 16. yüzyıldan itibaren Avrupalı sömürgeciler Afrika, Karayipler, Latin Amerika ve Uzak Doğu’ya yerleştiklerinde, yerli …
Read More »FRANSIZ MI, İSPANYOL MU? TÜRKİYE’NİN KÜRT SORUNUNDA BASK İKİLEMİ
Değerli Okuyucular, Avrupa’nın batısında, Pireneler’in iki yamacına yayılmış küçük bir halk, Türkiye’nin en büyük siyasal meselelerinden birine ışık tutuyor: Basklar. Aynı halk, iki farklı devlet içinde iki farklı deneyim yaşıyor. İspanya’daki Bask Özerk Bölgesi kendi parlamentosu, polis gücü ve mali sistemine sahip; Euskara dili İspanyolca ile birlikte resmî olarak tanınmış durumda. Bask ülkesi, haritada görüleceği gibi İspanya ve Fransa arasında …
Read More »12 EYLÜL’DEN NEPAL’E: ZORLA DAYATILAN DEĞİŞİM
Değerli Okuyucular, Birkaç gün önce, Türkiye’nin modern tarihine derin bir yara gibi kazınmış 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıldönümünü geride bıraktık. O sabah, milyonlarca insan tank sesleriyle uyandı ve bir gecede ülkenin bütün dengesi değişti. Halk iradesi askıya alındı, partiler kapatıldı, sendikalar susturuldu, on binlerce kişi gözaltına alındı. Kimi için düzen sağlanmıştı, kimi içinse hayat bir daha asla eskisi gibi …
Read More »RANTIN GÖLGESİNDE SİYASET: GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN ÇIKMAZI
Değerli Okuyucular, Türkiye gibi hem gelişmekte olan hem de geri kalmış ülke özelliklerini aynı anda barındıran toplumlarda siyaset, ideolojik bir mücadele alanı olmaktan çok rant paylaşımının merkezine oturmuş durumdadır. İnsanların temel kaygısı, “hangi partinin imkanları üzerinden rant dünyasına girebilirim” sorusudur. Bu nedenle ideolojiler, programlar ve değerler ikincil planda kalmakta; asıl belirleyici unsur, siyasal partilerin sağladığı çıkar ağlarına tutunabilmektir. Hatta birçok …
Read More »GÖBEKLİTEPE’DEN DİJİTAL ÇAĞA: İNSANIN ZİHİN SERÜVENİ VE EVRENSEL BİLİNÇ
Değerli Okuyucular: İnsanın serüveni, beyninin içinde yazılan görünmez bir tarihtir. Göbeklitepe’nin taşlarına şekil veren ellerle bugün telefon ekranlarına dokunan eller, aslında aynı donanımı taşır. On binlerce yıldır beynimiz büyüklük olarak değişmedi, ama her çağda ona yeni bir yazılım yüklendi. Ritüeller, yazılar, yasalar, bilim ve algoritmalar… Hepsi aynı beynin farklı dönemlerde geliştirdiği yazılımlardır. Uygarlık dediğimiz şey, işte bu yazılım güncellemelerinin hikâyesidir. …
Read More »KİZİROĞLU MUSTAFA BEY VE MUZAFFER ŞAMİLOĞLU
Değerli Okuyucular, Sevgili dostum Hüsnü Bediroğlu’nun, tarihimizin unutulmaz simalarından biri olan Kiziroğlu Mustafa Bey’i konu alan bir film projesini hayata geçirmek üzere kollarını sıvadığını ve yakında çekimlere başlanacağını duyunca, zihnim beni yıllar öncesine, geçmişe götürdü. Kiziroğlu Mustafa Bey’in adını ilk kez, Karslı büyük ozan Murat Çobanoğlu’nun gönüllere işleyen sesiyle duyduğum türküde işittim: “Bir hışımla geldi geçti peh peh pehKiziroğlu Mustafa …
Read More »AZERBAYCAN SİYASETİNDE İKİ ÇİZGİ: RESULZADE–ELÇİBEY VE NERİMANOV–ALİYEV
Değerli Okuyucular, Azerbaycan’ın modern siyasi tarihi, yalnızca bağımsızlık mücadeleleri ve rejim değişimleriyle değil, aynı zamanda bu süreçleri yönlendiren farklı düşünce ve liderlik gelenekleriyle de şekillenmiştir. 20. yüzyılın başında Mehmed Emin Resulzade ve Neriman Nerimanov’un temsil ettiği iki ayrı çizgi, ülkenin kaderini tayin eden temel ideolojik damarlar olarak ortaya çıkmıştır. Resulzade’nin özgürlük ve bağımsızlık merkezli milliyetçi-demokratik vizyonu, Azerbaycan’ın ruhunu, idealini ve …
Read More »KÜRT MESELESİ YOKSULLUK DEĞİL, VAROLUŞ MESELESİDİR
Değerli Okuyucular, Türkiye’de hâlâ bazı siyasal ve entelektüel çevreler, Kürt meselesini ekonomik yoksulluk ve geri kalmışlık üzerinden açıklamayı tercih ediyor. Bu kesimlere göre toplum zenginleştiğinde, kalkınma hamleleri başarıya ulaştığında geriye hiçbir sorun kalmayacaktır. Kürtlerin yaşadığı sıkıntılar da bu bağlamda yapay görülmekte, “ekonomi düzelirse kimlik talepleri de gündemden düşer” denmektedir. Oysa tarihsel gerçeklik, toplumsal hafıza ve dünya deneyimleri bu indirgemeci anlayışı …
Read More »ASİMİLASYONA KARŞI KÜRT AŞİRET YAPISI VE KUŞAKLARARASI KUTSAL EMANET
Değerli Okuyucular, Kürt halkı, modern tarihin en ağır baskılarına maruz kaldı. Dili yasaklandı, çocuklarına kendi ana dilinde eğitim vermesi engellendi, köyleri boşaltıldı, isimleri değiştirildi. Normalde böyle bir halkın kısa sürede kimliğini kaybetmesi beklenirdi. Ama Kürtler kaybolmadı. Çünkü onların en büyük gücü, aşiret yapıları ve hafızalarıydı. Bugün birçok çevre aşiretleri “feodal, ilkel, gerici” diye küçümser. Oysa gerçek tam tersidir. Kürt kimliği …
Read More »TÜRKİYE’DE SOSYAL DEMOKRASİ ARAYIŞLARININ ÇIKMAZLARI
Değerli Okuyucular, Sosyal demokrasi, modern siyasal düşünce tarihinde liberal özgürlük anlayışını sosyal adalet ve eşitlikle buluşturan bir model olarak ortaya çıktı. 19. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa’da sanayi devriminin yarattığı eşitsizliklere karşı bir cevap olarak doğdu; işçi sınıfının taleplerini sisteme entegre etmeyi hedefledi. Klasik sosyalist ideallerin devrimci yöntemlerini reddederek, demokratik düzen içinde reform yoluyla özgürlük, eşitlik ve adalet dengesini kurmaya çalıştı. …
Read More »“DEMOKRATİK MODERNİTE” MASKESİ: SİYASİ MESİHÇİLİK VE KÜRT TOPLUMUNUN HİPNOZU
Değerli okuyucular, Kürt siyasal hareketi, uzun süredir bir “lider kültü”nün gölgesinde ilerliyor. Abdullah Öcalan’ın söylemleri ve stratejileri, devletle girilen pazarlıkların ardından “Demokratik Modernite” adı altında yeniden paketleniyor. Son aylarda ise bu kavram, köy köy şehir şehir dolaşan elçiler aracılığıyla Kürt halkına adeta bir kurtuluş reçetesi gibi pazarlanıyor. Toplantılar düzenleniyor, “Mesih’in fikirleri”ni halka ulaştırma kampanyaları yürütülüyor. Bu durum, tarihte Mao’nun Çin’de, …
Read More »ZİHİNSEL KALIPLAR VE HEGEMONYA KISKACINDAKİ KÜRT TOPLUMU: TRAVMADAN ÖZGÜRLEŞMEYE
Değerli Okuyucular, Kürt halkı, uzun süredir yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel bir kuşatma altında yaşamaktadır. Yaklaşık kırk yıl süren silahlı çatışmalar, cezaevi travmaları, sürgünler ve sistematik dışlanma, halkın kolektif belleğinde derin bir yara açmış; bu yara zamanla bir düşünme biçimine, yani bir zihinsel kalıba dönüşmüştür. Bugün Kürt toplumunda birçok birey, yaşananları değerlendirmede eleştirel düşünce yerine, bu acı deneyimlerden doğan …
Read More »HÊVÎYA DERVE: KÜRT TARİHİNDE FIRSAT VE HEZİMET
Değerli Okuyucular, Yüzyılı aşkın bir süredir Kürt halkı, coğrafyasını parçalayan güçler arasında kimliğini korumaya, geleceğini inşa etmeye çalışıyor. Ne var ki tarih boyunca karşılarına çıkan her büyük sarsıntı, Kürtler için aynı döngüyü yeniden başlattı: bir umut belirdi, bir fırsat doğdu, ama sonu yine hüsranla bitti. Hêvîya derve yani dışa bağlanan umut, Kürt siyasetinin kronik sendromu haline geldi. Koçgiri’den Mahabad’a, Ağrı …
Read More »KURUCU BABALARIN YOL AYRIMI: TÜRKİYE, AMERİKA VE ÖZGÜRLÜK PARADOKSU
Değerli Okuyucular, “Kurucu baba” (Founding Father) ifadesi, yalnızca bir devletin sınırlarını çizen değil, aynı zamanda onun siyasal rejimini, anayasal yapısını ve toplumsal ruhunu inşa eden tarihsel önderleri tanımlamak için kullanılır. Bu kişiler, savaş, devrim, sömürgecilik karşıtı mücadele ya da imparatorluk sonrası yeniden yapılanma dönemlerinde tarih sahnesine çıkarlar ve yalnızca yeni bir siyasi yapı değil, aynı zamanda bir kimlik ve ideoloji …
Read More »İKİ HALKIN ŞAİRİ: ŞEHRİYAR VE CÎGERXWÎN
Değerli Okuyucular, Şehriyar, Azerbaycan Türklerinin; Cîgerxwîn ise Kürt halkının hafızasında “millî şair” olarak yer edinmiştir. Her ikisi de çocukluklarında farklı coğrafyalarda büyümüş olsalar da benzer tarihsel travmalarla yüzleşmiş, kimlikleri ve dilleri ötelenmiş iki halkın evladıdır. İkisi de anadilleri olan Azerice ve Kürtçeye olan bağlılıklarını şiirle göstermiş; halklarının diliyle yazdıkları eserler yıllarca yasaklara rağmen dilden dile aktarılmıştır. Bu yazıda, Şehriyar ile …
Read More »ZİLAN KATLİAMI: BİR TARİHÎ DÖNÜM NOKTASININ ANATOMİSİ
Değerli Okuyucular, 13 Temmuz 1930’da Van’ın Erciş ilçesine bağlı Zilan Deresi’nde, Cumhuriyet tarihinin en karanlık en tartışmalı olaylarından biri yaşandı. Söz konusu olay, yüzlerce hatta bazı kaynaklara göre binlerce sivilin hayatını kaybettiği, topyekûn bir askeri operasyonla gerçekleşen kitlesel bir kıyım olarak tarihe geçti. Bugün hâlâ Zilan Katliamı’nın mahiyeti, kapsamı ve sorumlulukları üzerinde süregelen tartışmalar, yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda siyasal …
Read More »UZAYIN SESSİZ KAHRAMANI: LAZ BİLİM İNSANI BEHÇET AÇIKMEŞE
Değeri Okuyucular, Telefon, beklemediğim bir anda çaldı. Arayan, benimle aynı soyadını taşıyan yeğenimdi. Sözünü uzatmadı: “Amca, yanımda Amerika’dan gelen bir beyefendi var. Soyadımın “Hun” olduğunu görünce ‘Mücahit Özden Hun’u tanıyor musun?’ diye sordu. Adı Behçet. Seninle konuşmak istiyor.” Bir an donup kaldım.” Behçet mi?” dedim içimden. Yirmi iki yıl önce, Körfez Savaşı’nın gölgesinde Los Angeles’te tanıdığım o sessiz Laz mühendisi …
Read More »
Mücahit Özden Hun | Hunacademy