Karxın’dan Ankara’ya Uzanan Bir Iğdır Başarı Hikâyesi: Prof. Dr. Hakan Alpay Karasu
Değerli Okuyucular, İnsan bazen uzun yıllar aynı şehirde yaşar, aynı çevrelerde bulunur; buna rağmen yanı başındaki değerli bir hemşehrisini tanımak için bir tesadüfü beklemek zorunda kalır. Prof. Dr. Hakan Alpay Karasu’yla tanışmam da böyle oldu. Onu ilk gördüğümde, karşımdaki kişinin başarılı bir diş hekimi, bilim insanı ve üniversite yöneticisi
İradenin Zaferi Gökyüzünde: YUSUF AKGÜN
Değerli Okuyucular, Bir zamanlar sınıftaki sınav kâğıdını ağzında tuttuğu kalemle dolduran Iğdırlı Yusuf Akgün, bugün aynı kalemle Türkiye’nin millî muharip uçağı KAAN’ı çiziyor. Çocuk yuvalarından dünya spor sahnelerine, resim atölyelerinden TUSAŞ hangarlarına uzanan bu yol, yalnızca bir başarı hikâyesi değil; insanın kendi kaderine karşı verdiği büyük mücadelenin adıdır.
Kars’ın Sessiz Hafızası: Malakanlar ve Duhoborlar
Değerli Okuyucular, bugünkü yazımda inançları nedeniyle Rusya’nın iç bölgelerinden uzaklaştırılan, Kars’ta köyler kurup toprağa kök salan ve tarihin başka bir döneminde yeniden göç yollarına düşen iki topluluğun hikâyesini dikkatinize sunacağım. Kars’ın eski köylerinde kalın taş duvarlı bir eve, ahşap bir verandaya, artık dönmeyen bir su değirmenine veya
Amerikalı General Harbord ve Sürmeli Ovasının Sessizliği (1919)
1919 yılı, yalnız Osmanlı Devleti’nin yenilgisinin değil, Doğu Anadolu ve Kafkasya’da sınırların, hafızaların ve komşulukların parçalandığı bir yıldı. Savaş bitmiş görünüyordu; fakat savaşın geride bıraktığı öfke, açlık, göç, intikam ve güvensizlik henüz bitmemişti. Paris Barış Konferansı’nın salonlarında çizilmeye çalışılan haritalar, sahadaki insan gerçeğini anlamakta zorlanıyordu. Ermenistan meselesi,
Toplumlar da “Rüya” Görür mü?
Değerli Okuyucular, Freud’a göre rüya, bastırılmış arzuların sembolik biçimde görünmesidir. İnsan gündüz söyleyemediğini, kabul edemediğini ya da bastırdığını gece, rüya imgeleriyle yaşar. Rüya bu yüzden doğrudan bir anlatım değil, maskeli bir anlatımdır. Peki toplumlar da rüya görür mü? Elbette toplumlar insanlar gibi uyumaz ve biyolojik anlamda rüya görmez. Fakat
1905 Devrimi ve Erivan’da Bir Napolyon
Tarihte her imparatorluğun içten içe çatladığı, eski düzenin kendi ağırlığı altında sarsıldığı önemli yıllar vardır. 1905 yılı, Rus Çarlığı için böyle bir dönemdi. O yıl Rusya hem dışarıda yeniliyor hem de içeride derinden sarsılıyordu. Yüzyıllardır geniş toprakları ordu, bürokrasi, polis ve Çar’a bağlılık fikriyle yöneten imparatorluk, bir anda kendi
Teknoloji ve İnsan: Korku, Kibir ve Etik Sınır
İnsanlık tarihi yalnızca savaşların, devletlerin, dinlerin ve medeniyetlerin tarihi değildir. Aynı zamanda insanın kendi yaptığı araçlar karşısında duyduğu hayranlığın, korkunun ve sonunda kurduğu yeni dengenin tarihidir. Taş baltadan matbaaya, buharlı makineden trene, telgraftan internete, yapay zekâdan robotlara kadar her büyük icat, insanın dünyayla kurduğu ilişkiyi değiştirmiştir. Fakat her büyük değişimin
Bakü’de 1918: Cumhuriyet ve Komün
Değerli Okuyucular, 28 Mayıs 2026 günü, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin kuruluş yıldönümüydü. Bundan tam 108 yıl önce, 28 Mayıs 1918’de, Tiflis’te toplanan Azerbaycan Milli Şurası, Güney Kafkasya tarihinin en önemli siyasal belgelerinden biri olan İstiklal Beyannamesi’ni kabul etti ve Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan etti. Bu ilan yalnızca
CHP’nin Tarihi, Hiçbir Koltuğa Sığmaz
Değerli Okuyucular, 9 Eylül 1923’te kurulan CHP, Türkiye’nin kuruluş iradesini, çok partili hayata geçiş sancılarını, darbelerle kesintiye uğrayan siyasal hayatı, demokrasi mücadelelerini ve yeniden ayağa kalkma iradesini bünyesinde taşıyan köklü bir siyasal gelenektir. Bu nedenle CHP’de yaşanan her büyük iç çekişme, yalnızca bir genel başkanlık yarışı olarak
Türkiye’de Siyasetin Ahlaki Krizi
Değerli Okuyucular, Bazı ülkelerde siyaset, toplumun ortak aklını büyütmek için yapılır. Bazı ülkelerde ise siyaset, insanın içindeki en zayıf tarafları büyüten bir sahneye dönüşür. Türkiye uzun zamandır bu ikinci sahnenin ağır gölgesi altında yaşıyor. Siyasetin asıl amacı nedir? Toplumsal refahı artırmak, huzuru sağlamak, güvenliği teminat altına almak, adaleti güçlendirmek, insan
CHP, Kürt Sorunu ve Yeni Yüzyılda Sosyal Demokrasi Arayışı
Değerli Okuyucular, Bazı meseleler vardır; onları yalnızca güvenlik raporlarıyla, seçim hesaplarıyla ya da bürokratik kavramlarla anlayamazsınız. Çünkü onlar aynı zamanda bir hafıza, bir kırgınlık, bir aidiyet ve birlikte yaşama krizidir. Türkiye’de Kürt meselesi tam da böyle bir meseledir. Türkiye uzun yıllar boyunca Kürt sorununu yalnızca devletin diliyle anlamaya çalıştı.
Revan’ın Son Hanı: Hüseyin Kulu Han
Değerli Okuyucular, Bazı şehirler bir günde düşmez, bir günde üzerini toz perdesi kaplamaz. Kale kapıları kırılmadan önce hafızası yorulur, surları aşılmadan önce ruhu incinir. Çarşıları açık kalır, fırınlarında ekmek pişer, sokaklarında çocuk sesleri dolaşır. Hayat görünüşte devam eder. Fakat dikkatle bakanlar bilir ki şehir artık eski şehir değildir. Çünkü bazı