Mücahit Özden Hun

Sayın Iğdır Valimiz Enver Ünlü Bey’e Açık Mektup

Sayın Valim:

18-12-2019 tarihli Yeşil Iğdır Gazetesinde yayımlanan bir habere göre Iğdır İl Milli Eğitim Müdürlüğünün teşvikiyle Ziya Zeki Acar, Nizamettin Onk ve merhum Nihat Çetinkaya isimli yazarlarımızın kitaplarını referans alarak bir IĞDIR kitabı projesi uygulamaya konacaktır. Kamuoyunun da takdir ettiği gibi İl Milli Eğitim Müdürlüğü, devletimizi temsilen doğrudan size bağlıdır ve sizin onayınız olmayan hiçbir projeyi uygulamaya koyamaz. Bu nedenle bu açık mektubu şahsınıza hitaben kaleme almış bulunuyorum. Düşüncelerimi maddeler halinde özetlemek isterim:

  1. Her üç yazarımızın da gerek Iğdır’da 1918-1920 yılları arasında yaşanan İç Savaş ve daha sonra Büyük Millet Meclisi sınırlarına dâhil olması konusundaki tüm tezleri uydurmadır, taraflıdır ve çoğu şahsım tarafından çürütülmüştür.
  2. Seçilen yazarlar sağ görüşlü ve Azerbaycan Türkü (Azeri) kökenlidir. Kürt kökenli veya sol görüşlü Azerbaycan Türkü kökenli yazarlar bilinçli bir şekilde komisyon dışı bırakılmıştır.
  3. İnternetten görebildiğim kadarıyla Çorum kökenlisiniz. 1970’li yıllarda Çorum ve Maraş’ta yaşanan katliamları en iyi bilenlerden birisi olduğunuzu varsayarak ve Iğdır’daki danışmanlarınızın uyarısıyla şehrimizde 1950’den beri devam ede gelen bir etnik (Kürt-Azeri) gerginlik ve husumetin halen varlığını koruduğu konusunda bilgilendirilmiş olduğunuzu varsayıyorum. Lütfen bu etnik hassasiyeti ateşleyecek değil söndürecek yönde kararlar vermelisiniz.
  4. Geçmişte birçok valiler yukarıda ismi geçen yazarların kitaplarını devlet teşvikiyle, ilk sayfalarında zamanın valisinin resmi olmak üzere, kuşe kâğıtta yayımlatıp, dağıtmışlardır. Maalesef vatandaşlarına eşit mesafede olması gereken devletimizin taraflı ve kasıtlı bilgiler içeren kitapları “referans” anlamında kamuoyuna ve özellikle gençliğe empoze etmesi ve bu yönde çaba göstermesi oldukça manidar ve aynı derece üzücüdür. Anladığım kadarıyla devletimiz bu haksız tutumu devam ettirme kararlılığında görünmektedir..
  5. Özellikle Iğdır’daki Kürt kökenli vatandaşlarımızın, dede ve babalarınınbu ülkenin kuruluşunda emeği geçtiği gerçeğinden ve bilgisinden mahrum edilmesi, zaten ana dillerinde okuma-yazmadan mahrum bırakılmış Kürt gençliğinindevlet eliyle bir anlamda dışlanmaya ve umutsuzluğa itilmesi, illegal örgütlerin kucağına atılması anlamına gelmektedir.
  6. Doğru yaklaşım şudur: Iğdır’da özerk yapıya sahip bir üniversitemiz var. Hocalarımız öğrencilerine mastır ve doktora tezi çalışmaları vermektedirler. Araştırmacı genç, istediği kitabı referans alır, tezini bilimsel özerklik çerçevesinde ve vicdani sorumluluk duygusuyla tamamlar. Fikirler çatışır, doğrular ortaya çıkar. Bu araştırmacıları, devletin resmi görüşü budur diye bir kitaba mahkûm etmenizi etik bulmuyorum.
  7. Şahsınıza hitaben daha önce Iğdır tarihini ilk kaleme alan Merhum Veli Orkun Bey’in Iğdır Tarihli kitabını bastırmanızı ve bu konuda gereken yardımı sunmaya hazır olduğumu basın yoluyla bir yazıyı kaleme almıştım. Vicdanının sesini dinleyen ve Iğdır halkına gerçek anlamda hizmet vermek isteyen bir Vali olarak Iğdır’la yazılmış iki kitabı kuşe kâğıtta bastırıp dağıttırabilirsiniz: 1) Veli Orkun’un Iğdır Tarihi 2) Hacı Ali Ekber Tufan’ın anıları
  8. Bir aydın olarak bu projenin sonuna kadar karşısında olacağım. Bedeli neyse ödemeye hazırım. Kürt gençliğinin devlet eliyle dışlanmasına, kimliğini ve geleceğini illegal örgütlerin ideolojik tuzaklarında aramasına vicdanım el vermiyor. Vali olarak bugün Iğdır’da yarın başka bir yerde olacaksınız. Geride bırakacağınız mirasın evrensel ve vicdani değerde olması gerektiği gerçeğini unutmamanızı nezaketen hatırlatırım.

Saygılarımla

Mücahit Özden Hun.

PETER LERCH: Kurmançça ve Zazacanın Latin Harfleriyle Kaydı

PETER LERCH: Kurmançça ve Zazacanın Latin Harfleriyle Kaydı

Değerli Okuyucular, 1787 yılında Roma’da bir kitap yayımlandı: Maurizio Garzoni’nin Kürt Dilinin Grameri ve Sözlüğü. Garzoni, Kurmançça kelimeleri Latin harfleriyle gösteriyor, dilin kurallarını açıklıyor ve onu öğrenmek isteyenlere bir kaynak sunuyordu. Bu eser, Kurmanççanın Latin harfleriyle sistemli biçimde kaydedilmesinin erken ve önemli örneklerinden biriydi. Burada Kürtçenin yazılı tarihinin

Mücahit Özden Hun
Terekemler ve Iğdır'ın Renkli Bir Siması: ALİ EŞREF BAŞARAN

Terekemler ve Iğdır'ın Renkli Bir Siması: ALİ EŞREF BAŞARAN

Değerli Okuyucular, Bir şehrin tarihi yalnızca resmî kayıtlarda, eski gazetelerde, seçim tutanaklarında ve sararmış fotoğraflarda yaşamaz. Şehirlerin asıl hafızası, sokaklarında iz bırakan insanların hikâyelerinde saklıdır. Bazı insanlar yaşadıkları dönemin yalnızca tanığı olur. Bazıları ise dönemin akışına karışır, çevresindeki insanları etkiler ve yaşadığı şehrin karakterinin oluşmasına katkıda bulunur. Ali Eşref Başaran,

Mücahit Özden Hun
Karxın’dan Ankara’ya Uzanan Bir Iğdır Başarı Hikâyesi: Prof. Dr. Hakan Alpay Karasu

Karxın’dan Ankara’ya Uzanan Bir Iğdır Başarı Hikâyesi: Prof. Dr. Hakan Alpay Karasu

Değerli Okuyucular, İnsan bazen uzun yıllar aynı şehirde yaşar, aynı çevrelerde bulunur; buna rağmen yanı başındaki değerli bir hemşehrisini tanımak için bir tesadüfü beklemek zorunda kalır. Prof. Dr. Hakan Alpay Karasu’yla tanışmam da böyle oldu. Onu ilk gördüğümde, karşımdaki kişinin başarılı bir diş hekimi, bilim insanı ve üniversite yöneticisi

Mücahit Özden Hun
İradenin Zaferi Gökyüzünde: YUSUF AKGÜN

İradenin Zaferi Gökyüzünde: YUSUF AKGÜN

Değerli Okuyucular, Bir zamanlar sınıftaki sınav kâğıdını ağzında tuttuğu kalemle dolduran Iğdırlı Yusuf Akgün, bugün aynı kalemle Türkiye’nin millî muharip uçağı KAAN’ı çiziyor. Çocuk yuvalarından dünya spor sahnelerine, resim atölyelerinden TUSAŞ hangarlarına uzanan bu yol, yalnızca bir başarı hikâyesi değil; insanın kendi kaderine karşı verdiği büyük mücadelenin adıdır.

Mücahit Özden Hun