Mücahit Özden Hun
Iğdır Sevdası Satın Al Paylaş

Iğdır Sevdası

Book Descriptions

Descripciones de Libros

Описания книг

Description du Livre

Buchbeschreibungen

Bu kitap ''IĞDIR'' şehrine ithaf edilmiştir.

“Iğdır Sevdası” kitabı 2002 Mart ayında yayımlandı. Geçen süre içerisinde sevgili hemşerilerimin kitaba olan ilgisi hiç azalmadı. Kitabın yeniden baskıya verilmesi de mümkün olmadığından gelen talepleri karşılamak anlamında, “Iğdır Sevdası”nın Internet üzerinden okuyucuyla bulaşmasından son derece mutluyum.

Iğdır’ımız; büyük bir ekonomik ve kültürel atılımı gerçekleştirebilirdi. Çünkü ona bu ayrıcalığı tanıyacak yetenek ve vizyonda insan kaynağına ev sahipliği etmiş, onlarla tarih yolculuğunda bir zaman kol kola beraber olmuştu. Iğdır’ın en büyük şansızlığı “devamlılık” ilkesinin, yani bir kuşağı diğerine bağlayan duygu ve düşüncelerin kopukluğa uğraması, yaratılan değerlerin tökezlemesi ve unutulmasıdır. Iğdır kendi geçmişinde yaratılanlardan ve güzel olanlardan habersizdir. Hâlbuki kendisini geleceğe taşıyacak tılsımlı reçetenin, geçmişini anlamasında ve ona hak ettiği değeri vermesinde saklı olduğunu bir bilse!

“Iğdır Sevdası” bu tarihi hatırlatma görevini onurla üstlenerek dünyanın dört bir yanındaki tüm Iğdırlıları ve Iğdır sevgisini yüreğinde taşıyanları Iğdır toprağına sevgiyle yeniden bağlayan bir gönül köprüsüdür. Sevgi ve saygılarımla…

Iğdır Sevdası - Giriş

Iğdır Şehri Romanı. 1. baskı: Başak Yayınları, Mart 2002 (I-II-III). Genişletilmiş 2. baskı: Alter Yayınları, Mart 2018.

Amerikalı General Harbord ve Sürmeli Ovasının Sessizliği (1919)

Amerikalı General Harbord ve Sürmeli Ovasının Sessizliği (1919)

1919 yılı, yalnız Osmanlı Devleti’nin yenilgisinin değil, Doğu Anadolu ve Kafkasya’da sınırların, hafızaların ve komşulukların parçalandığı bir yıldı. Savaş bitmiş görünüyordu; fakat savaşın geride bıraktığı öfke, açlık, göç, intikam ve güvensizlik henüz bitmemişti. Paris Barış Konferansı’nın salonlarında çizilmeye çalışılan haritalar, sahadaki insan gerçeğini anlamakta zorlanıyordu. Ermenistan meselesi,

Mücahit Özden Hun