BİLİMSEL (!) PALAVRA SANATI ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ

ÖNEMLİ AÇIKLAMA: Değerli okuyucular! Aşağıdaki yazıyı okumadan önce önemli bir konuda duygu ve düşüncelerimi veya en azından şahsi dünya görüşümü sizlerle paylaşmak isterim. Her gazete köşe yazarı, bir anlamda kendi bildiği doğruları ve gözlemleri aktarmakla yükümlüdür. Bu durum kaçınılmaz olarak ve sık sık “polemik” diye isimlendirdiğimiz sert tartışma ve kalem kavgasını beraberinde getirir. Bir okuyucu […]

Devamını Oku...

BİR ZAMANLAR IĞDIR: ÜÇ GÜZEL İNSAN

Değerli okuyucularım! Yeni nesil Iğdır’ın geçmişini ve insan zenginliğini pek bilmez. Maalesef 70’li yıllarda tüm Türkiye’de olduğu gibi Iğdır’da da hız kazanan sağ-sol kutuplaşması bu insan zenginliğini tarihin çöplüğüne attı, geride tek boyutlu düşünen, belirli kalıplar dışına çıkamayan bir nesil kaldı. Bu üzüntü verici bir durumdur. Maalesef bu anlamsız ve sığ kutuplaşma halen tüm gücüyle […]

Devamını Oku...

IĞDIR VE İKİ DEVLET ADAMI

20’nci yüzyıl Iğdır’ının siyasi tarihine göz attığımızda devlet adamı niteliklerini taşıyan yani bir anlamda zümreler ve mezhepler üstü bir karizma ve güce sahip olan iki şahsiyet vardır: Torun ailesinden Eleşref Bey ve aslen Kağızmanlı olup sonradan Iğdır’a yerleşen Ali Rıza Ataman. Yeni neslin bu iki isme yabancı olduğunu biliyorum. Tarihin karanlığında kalan belki de unutulacaklar […]

Devamını Oku...

IĞDIR TARİHİNDE HAİNLER” VE “KAHRAMANLAR”

Değerli okuyucu! Bu kez yine uzun bir yazıyla sizleri yoracağım. Bu yazıyı okumadan önce daha önce yazmış olduğum “DEVRİMİ YAŞAMAK MI, DEVRİMİ AŞMAK MI?” başlıklı makalemi okumanızı önemle salık veririm. Dört dünya devriminden (Amerikan, Fransız, Rus ve Türk) örnekler vererek devrim ve toplumsal alt-üst oluşların yaşandığı dönemlerde “hain” ve “kahraman” kelimeleri arasında ince bir çizgi […]

Devamını Oku...

IĞDIR SİYASİ TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ

Iğdır’ın yakın siyasi tarihinin bölümlere ayırıp incelenmesi gerektiğinde özellikle tez hazırlayan ve akademik çalışma yapan araştırmacıların zorlanacağını tahmin ediyorum. Hem akademik çalışma yapacak değerli arkadaşlara fikir vermek hem de okuyucularımı bilgilendirmek amacıyla bu kısa makaleyi kaleme almaya karar verdim. Siyaset biliminde bir şehrin, bölgenin, ülkenin hatta dünyanın siyasi tarihinin dönemlere ayrılarak incelenmesi gelenek olmuştur. Sol […]

Devamını Oku...

IĞDIR VE HAMİDİYE ALAYLARI

Sevgili okuyucularım sorabilir: Durup dururken nereden çıktı Hamidiye Alayları? Haklılar! Bu konuyu ele almayı planlamamıştım. Ancak, “Iğdır Tarihinde Hainler ve Kahramanlar” başlıklı yazım yayınlandıktan sonra gerek sosyal medyadan gerekse telefonla bana ulaşan meraklı okuyucularımın çok yönlü soruları böyle bir yazıyı kaleme almamı zorunlu kıldı. Üzgünüm, yazı uzun olacak! Ancak Iğdır tarihinden önemli kesitleri yansıtacağı için […]

Devamını Oku...

IĞDIR GENÇLİĞİ VE VİZYON

Yazımın başlığına “Iğdır” kelimesini özellikle ve bilerek ekledim. Çünkü Iğdır gençliği Türkiye’nin hiçbir ilinde veya bölgesinde var olmayan siyasal, sosyal, dinsel, ekonomik ve diğer boyutta sorunlarla iç içe yaşamakta veya başka bir anlamda çok yönlü bir keşmekeşin içinde boğuşmaktadır. Bu konuda destek alabileceği kitap ve yazıların sayısı da ne yazık ki çok sınırlıdır. Ayrıca dışarıdan […]

Devamını Oku...

“HAFTAYA BAKIŞ” GAZETESİNE CEVAP

Birkaç gün önce Yeşil Iğdır gazetesi köşemde “Azerice ve Kürtçe üzerine birkaç not..” ismiyle bir makale yayınladım. Çok değer verdiğim Akay Aktaş Hocamın İnternet gazetesi Haftaya Bakış’da bir edebiyat hocasının bu yazıma cevap vermesi ve kendi görüşlerini ileri sürmesiyle kamuoyu nezdinde konuya açıklık getirmem gerekliliği ortaya çıkmıştır. Güzel ve doğru fikirlerin olgun ve seviyeli tartışmalarla […]

Devamını Oku...

AKAY AKTAŞ BEY’E İKİNCİ CEVABIMDIR

Akay Aktaş Bey sahibi olduğu “Haftaya Bakış” gazetesinde, “AZERİCE-AZERBAYCAN TÜRKÇESİ LEHÇE VE MÜCAHİT ÖZDEN HUN’UN YAZDIKLARININ TOŞABİCA DEĞERLENDİRİLMESİ” başlığı altında bir yazı kaleme aldı. Umarım yazdıklarım “sıradan ve seviyesiz bir polemik değil” aksine okuyucuyu az konuşulan bir konu hakkında bilgilendirme çabası olarak algılanır. Öncelikle başlıkta kullanılan “Toşabica” kelimesinin ne anlama geldiğini şahsen anlamış değilim. Bu […]

Devamını Oku...

GEÇMİŞTEN DERS ÇIKARMAK…

Değerli okuyucu! Bu kez sizleri 1950’li yılların Iğdır’ına götüreceğim. Mecit Hun’un o yıllarda yayımladığı PAMUKOVA isimli gazeteden alınan iki makaleyi dikkatinize sunarak Iğdır’ın temel sorunlarına o yıllarda nasıl yaklaşıldığını göstereceğim. Sivil Toplum Örgütlerinin Iğdır için önemini tartıştığımız bugünlerde bu iki makalenin yol gösterici ve özeleştiri anlamında değer taşıdığına inanıyorum. BİRİNCİ MAKALE Aşağıda dikkatinize sunacağım birinci […]

Devamını Oku...

BİR DOKTORUN ANILARINDA IĞDIR

GİRİŞ Değerli okuyucularım! Bugünkü yazımda sizlere Iğdır’ın en kritik dönemlerine şahitlik etmiş bir şahsiyeti tanıtmak istiyorum: Doktor Mehmet Derviş Kuntman. Aslen Kilislidir. Askeri bir doktordur. 1909’da Askerî Tıbbiyeden mezun olduktan sonra önce Gülhane’de stajını yapar, sonra tabur tabipliğine atanır. Bundan sonra kendisini harplerin içinde bulur, önce Balkan Harbi’ne, sonra da Sarıkamış Cephesine katılır. Allahüekber dağlarında […]

Devamını Oku...

DEVRİMİ YAŞAMAK MI, DEVRİMİ AŞMAK MI …?

Arada bir okuyucularımla farklı konularda buluşarak düşünce alış-verişinde bulunmayı severim. Iğdır ile ilgili yazılarıma elbette geri döneceğim. Bu yazımda özellikle gazete köşelerine ya da TV ekranlarına yansıyan genel bir sorunu farklı bir açıdan sizlerin dikkatinize sunmak istedim. Uzun bir yazı olacak gibi ama umarım ilginizi çekecektir. İnsanlığın son 300 yıllık dönemi önemli sosyal ve siyasal […]

Devamını Oku...

AZERİCE VE KÜRTÇE ÜZERİNE BİR KAÇ NOT…

UYUYAN DEV: IĞDIR’ın üçüncü bölümünü yazmayı planlarken sosyal medyada okuduğum bir yazı araya böyle bir yazı sıkıştırmama neden oldu. Azeri kökenli, Iğdır’ın duayen ismi, siyaset ve gazetecilik tecrübesiyle Iğdır’a yol göstermiş ve katkı sunmuş değerli bir büyüğümüze (A.S.) “Azerbaycan Türkçesi” yerine “Azerice” diye bir ifade kullandığı için çok sesli bir saldırı başlatılmış bir anlamda aforoz […]

Devamını Oku...

AŞİRETÇİLİK VE TOPLUMSAL GERÇEKLİK

Değerli kardeşim Adnan Şur, Facebook’daki köşesinde içeriği zengin ve aşiretlerin oluşumunu analiz eden etkileyici bir makaleyi kaleme aldı. Birkaç gün önce duyurusunu yaptığım “Milletê Gêloî Konfederasyonu” projem için iyi dileklerde bulundu. Kendisine teşekkür ediyorum. Bu önemli yazıyı sayfamda paylaşarak okuyucuların dikkatine sundum. Benden önce yorum yapan değerli okuyucu arkadaşlarıma veya yorum yapacak diğer dostlarıma da […]

Devamını Oku...

AKAY AKTAŞ BEY’İN SORULARINA CEVABEN

A Akay Aktaş Bey 23 Nisan 2019 tarihinde sahibi olduğu Haftaya Bakış köşesinde “MÜCAHİT ÖZDEN’E ÖTEDEN BERİ KAFAMA TAKILAN SORULAR” başlığıyla bir yazı kaleme almış. Bugün Almanya’daki kız kardeşim beni uyarmasaydı 23 Nisan 2019 tarihli bu yazıyı gözden kaçırmış olacaktım. Bu yüzden Akay Aktaş Bey’den gecikme için özür diliyorum. Beni anlayışla karşılayacağınızı ümit ediyorum. Akay […]

Devamını Oku...

Aras Aras Goodbye Sona

20. yüzyıl başlarken, Trans-Kafkasya; Azeri’si, Ermeni’si, Gürcü’sü ve daha nicesiyle, farklı dinlerin yaşandığı, farklı dillerin konuşulduğu, Aras ve Kura nehirlerinin gizemiyle, iç içe dokunmuş rengârenk bir Tebriz halısı gibi, görkemli ve gösterişliydi. Ancak birden bire her şey değişti. Sanki Prometheus’un Tanrılardan çaldığı ateş, eşi benzeri olmayan bu güzelliğin orta yerine düşmüştü. Bin bir emekle örülmüş […]

Devamını Oku...

Aras Aras – Kürtçe

Aras Aras Goodbye Sona Kısa Özet Despêka Sedsala Bîstî da Trans-Qefqesya cihekî bi azerî, ermenî, gurcî û hêj çiqas zêdetir netewe, ziman û olên ji hev cuda; bi nehênîya çemê Erez û Kurayê hemû bi hev ra wek mehfûrek Tebrîzê di nava hev da nexşkirî, rengîn û rewşedar bû. Lê nişka ve her tişt guherî. […]

Devamını Oku...

Iğdır ve Ağrı Dağı İsyanı

Iğdır ve Ağrı Dağı İsyanı Kısa Özet Tarihimizin karanlık kalmış bir dönemi aydınlanıyor. 20’nci yüzyılın en önemli Kürt isyanlarından birisi belki de en önemlisi 1926-1930 yılları arasında yaşanan Ağrı Dağı İsyanıdır. İsyan, küçük çatışmalarla 1932 yılına kadar uzar. Altı yıllık süre içinde liderlik birkaç kez el değiştirir. İsyanın amaç ve hedefleri de keza öz ve […]

Devamını Oku...

Iğdır Sevdası – 2

Iğdır Sevdası Cilt 2 Kısa ÖzetYıl 1933… Iğdır… Cumhuriyetin 10. yıldönümü kutlamaları…Karaağaçların gölgesi caddeyi doldurmuş. Halk, evlerden taşıdığı kıymetli halı ve bayraklarla takları bezemiş, tören anını heyecanla beklemektedir. Kaça-kaç, İsyan ve muhaceret günleri geride kalmış, Iğdır’ın acıyla yoğrulmuş toprağında yeni bir hayatın tohumları filizlenmeye başlamıştır. Genç cumhuriyet; güven ve birlik duygusuyla halkın gönlünü kazanmış, onunla […]

Devamını Oku...

Kürt – Azeri Iğdır Cumhuriyeti

Kürt – Azeri Iğdır Cumhuriyeti Kısa Özet Bu kitap, Kaf Dağı’nın ardında, Iğdır isimli bir yerde, iç içe girmiş iki kardeş halkın yaşamından kesitleri size ulaştırır. Iğdır ismini pek duymadığınızı biliyorum. Sizlere yardımcı olmak isterim. Yönünüzü doğuya çevirin, hep öyle gidin. Türkiye’nin en doğusunda, görkemli Ağrı Dağı’nın kuzey yamacında büyük bir ovaya ulaşacaksınız. İşte orası […]

Devamını Oku...

Mizah Ansiklopedisi – 2

Anadolu, en yiğit çocuklarını Kabataş Erkek Lisesi’ne gönderdi. Onlar bu kutsal görevi onurla ve gururla üstlendiler, başarılı olmak için çaba sarf ettiler; kimi zaman güldüler, kimi zaman ağladılar. Onlar et ve kemik gibi tek bir bütündü. Aynı şehre, aynı bölgeye ait olmasalar da onlar yürekte ve ruhta aynı rengi aynı özlemi taşıdılar. “Öğlen yemeği sonrasıydı. […]

Devamını Oku...

Benim Adım Gurci

Eşir, aşiret, kabile ya da oymak… Kural değişmez. İnsanlar liderin etrafında kümelenir, kan bağıyla birbirine örülür, bir bütün olarak doğanın ve sosyal yaşamın zorluklarına göğüs gerer. Her aşiret kendi değer yargısını kendi eliyle yorurur, kendi kimliğini kendisi yaratır. Kendisinin efendisidir. Gölgede kalmak istemez. Aşiretin özgürlük tutkusu ve bağımsız kimliğini devam ettirme isteği aynı zamanda onun […]

Devamını Oku...

1400 Temel Sınav Kelimesi

Zor ingilizce kelimeler artık çok kolay Hızla küreselleşen ve küçülen dünyamızda İngilizcenin evrensel bir dil olarak kabul gördüğü yadsınamaz bir gerçekliktir. İngilizce kelime ve ifadeler günlük yaşantımızın her alanına nüfuz etmekte, farklı dil ve kültürleri bir araya getirip bütünleştirmektedir. Ancak, akademik ve iş hayatında kariyer yapmak isteyenlerin akıcı bir İngilizce konuşma yeteneğine ek olarak GRE, […]

Devamını Oku...

Mizah Ansiklopedisi

Biraz gülmek ister misiniz? Ah bizim şu zavallı ruhlarımız! Günlük hayatın dertleri ve sıkıntıları içinde her geçen gün biraz daha kararıyor, her geçen gün biraz daha yaşlanıyorlar. Sanki zaman elimizden akıp gidiyor; sanki her geçen günle mutlu olma şansımız daha da azalıyor. Karamsarlık ve umutsuzluk içinde boğulan ve acı çeken ruhlarımızın özgürlüğe kavuşması için elimizde […]

Devamını Oku...

Ararat Ararat Chemşid

Kürdistan… Kürdistan… Kürdistan… Kiminin zihninde; tiksinme, korku, ilkellik, ihanet, boş hayal, gereksiz inat;Kiminin yüreğinde; kök, tarih, ata, intikam, direniş, kimlik, sahipsiz vatan. Kürt insanı yüzyılların kendisine devrettiği dev mirasın yükü altında zorlukla nefes alıyor. Rüyalar bile paramparça. Huzur, mutluluk ve sevgi hâlâ çok uzak. Yüreklerde yeşeren tek duygu isyan, isyan ve yine isyandır. İdealizm, temiz […]

Devamını Oku...

Iğdır Sevdası

Yıl 1933… Iğdır… Cumhuriyetin 10. yıldönümü kutlamaları… Karaağaçların gölgesi caddeyi doldurmuş. Halk, evlerden taşıdığı kıymetli halı ve bayraklarla takları bezemiş, tören anını heyecanla beklemektedir. Kaça-kaç, İsyan ve muhaceret günleri geride kalmış, Iğdır’ın acıyla yoğrulmuş toprağında yeni bir hayatın tohumları filizlenmeye başlamıştır. Genç cumhuriyet; güven ve birlik duygusuyla halkın gönlünü kazanmış, onunla beraber geleceği kurma

Devamını Oku...

HÜSNÜ BİNGÖL HEDEF TAHTASINDA

İkinci Dünya Savaşı sona erir ama Türkiye’de sorunlar bitmez. Aksine siyaset dünyası daha da karışır, gizli ve açık hesaplaşmalar su yüzüne çıkar. Çok geçmeden 1923’den beri ülkeyi tek parti olarak yöneten CHP içinde muhalif sesler yükselmeye başlar. 1945-1950 arası yıllar bir anlamda Türkiye’nin çoğulcu demokrasiye geçiş için çektiği sancılı yıllardır. 14 Mayıs 1950 tarihinde yapılan […]

Devamını Oku...

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE NAZİ MÜSLÜMAN LEJYONLARI

Değerli okuyucular! Bugünkü yazımı okuduğunuzda bir başlıktan diğerine geçişte kopukluklar görecek, hatta bazı konuların tekrar etiğine şahit olacaksınız. Gazete köşesinde böylesine detaylı bir konuyu en özet ve en kısa yoldan okuyucuya aktarmanın başka bir yolunu bulmakta doğrusu zorlandım. Okuma keyfinizi bozacak bu durum için şimdiden özür dilerim. Umarım her şeyi rağmen yazı ilginize mazhar olur. […]

Devamını Oku...

“BORALTAN KÖPRÜSÜ” EFSANESİ, YALANLAR VE GERÇEKLER

BÖLÜM 1 Değerli okuyucular! İkinci Dünya Savaşı yıllarında Hüsnü Bingöl Dönemini yazarken kaçınılmaz olarak medyada ve popüler okumalarda karşıma “Boraltan Köprüsü Faciası” ismiyle düzinelerce yazı çıktı. Gerçi daha önce gerek Iğdır’daki gazeteci dostlardan gerekse farklı üniversitelerdeki öğretim görevlisi arkadaşlardan bu konuda onlarca telefon almıştım. Bunun nedeni Iğdır’la ilgili detaylı bir çalışma yapmış olmam ve Iğdır […]

Devamını Oku...